AKALEM OCAKLARI

HABER DETAY

GÜÇLÜ BİREYLERİN GÜÇLÜ MİLLETİ, GÜÇLÜ MİLLETİNDE GÜÇLÜ DEVLETİ OLUR.

GÜÇLÜ BİREYLERİN GÜÇLÜ MİLLETİ, GÜÇLÜ MİLLETİNDE GÜÇLÜ DEVLETİ OLUR.

9.8.2017

Ak Alem Ocakları Genel Başkanı Sn. Yunus Emre BOZAN ile Türkiye hedefleri hakkındaki röportajımız!

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, milli ahlak milletlerin ve toplulukların gelişiminde önemli bir yer tutmaktadır. Kendimize özgü örf ve adetlerimiz, ahlak ve terbiye anlayışlarımız bizi diğer milletlerden ayıran en başlıca özelliklerimizdir. Bu özelliklere uygun hareket etmek birlik ve beraberliğimizi korur. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynısı olabilir nede kendi milliyeti içinde kalabilir. Güçlü bireylerin güçlü milleti, güçlü milletinde güçlü devleti olur. İşte Osmanlı devleti, kuruluş ve küçük bir beylik oluş sürecinden başlayarak 622 yıllık varoluşu boyunca insanı hem en güvenilir şekilde yaşatma hem de devleti en üstün en müstesna bir şekilde idame ettirme mücadelesi vermiştir. Üç kıta yedi denize hükmeden ve gittiği her karış toprağa adalet, hoşgörü ve insanlık götüren ecdadımız, sağlıklı bir toplum inşa etmek düşüncesiyle büyük işler başarmıştır. Kuru bir cihangirlik davası gütmeyen Türk milleti “Devleti-Ali” adıyla bir imparatorluk kurmuş ve hedeflerini daima yüksek tutmuştur. Bugün Anadolu da balkanlar da kuzey Afrika da bu büyük idealin varlığı yüzümüze bakarak her gün şahitlik yapmaktadır. Bizler asil bir milletin torunları olarak 15 Temmuz da dedelerimizin yüzünü kara çıkarmadık çok şükür. Unutuldu sanılan milli duygularımız, uyutuldu sanılan milletimiz bir diriliş edasıyla tek vücut bir araya geldiler. Bu milli iradenin, milli ahlakın ve birlik beraberliğin şahlanışıydı. Bu diriliş sadece nöbet tutarak geçiştirilemezdi. Elbette ki bu şahlanışın devamı olmalı ve bu kutlu yolda milletimiz, devletimiz ve bayrağımız dünya üzerindeki hakimiyetine tekrar sahip olmalıydı. Bu sebepledir ki, Cumhurbaşkanımızın 2023-2053 ve 2071 olarak belirlediği hedefler, aslında Türkiye’nin yeni vizyonunu, misyonunu ve bölgesel güç olma planlarını içermektedir. Özellikle 2053’te ki işaret fethin 600’ncü yılında orta doğudan Kafkaslara, balkanlar dan Karadeniz’e kadar ki bölgede, İstanbul merkezli bir devlet olma çalışmasıdır diye düşünüyorum. Öyle umuyorum ki, Avrasya’da ki devletlerde kuracağı ekonomik ve siyasi güç birliği Türkiye’yi 21’nci yüzyıla damgasını vuran bir ülke yapacaktır. Tabi ki bu süreç kolay geçmeyecektir. Kısa vadeli inişler çıkışlar, özelliklede Avrupa’dan beklenilen Türkiye’ye karşı ekonomik ve siyasi baskılar artacaktır. Öyle inanıyorum ki, bu baskı politikaları ülkemizde kısa vadeli krizlere sebebiyet verse de Türkiye’nin yükselişini durduramayacaktır. 1071’de Anadolu’nun kapılarını açan atalarımız gibi Allah’ın izni ile 2071 de bizler de Avrupa’ya hakimiyet sağlayacağız. Dedelerimiz nasıl bir samimiyet, ihlas ve inançla yola çıkmışlarsa Sayın Cumhurbaşkanımızın da aynı minval üzere olduğunu düşünüyorum ve görüyorum. O zamanlarda Ertuğrul Gazi ye, Osman Gazi’ye inanmayıp Moğol zulmüne teslim olanlar var olduysa da bu yüce devlet adamı atalarımızın önderliğinde tek devlet, tek bayrak, tek millet ve tek vatan için yola çıktılar ve başardılar. Aynı ihlas ve samimiyet içinde olan Sayın Cumhurbaşkanımızın gösterdiği hedeflerin, atalarımızın “41 nefesle okuyup” birbirlerine ulaştırdıkları ok uçlarıyla işaret ettikleri fetihlerin bir farkı olmadığı inancındayım. Rabbim milletimizin yar ve yardımcısıdır. Yunus Emre BOZAN AK ALEM OCAKLARI DERNEĞİ Genel Başkanı

0 Yorum

Yorum Yaz

BENZER KONULAR

MAİL ARŞİVİMİZE ÜYE OLUN

Mail adresinizi kayıt ederek güncel haberlerden ve günlük
E-bültenimizden haberdar olun!

ANAHTAR KELİME BULUTU

LATEST ARTICLES